Thursday, October 22, 2026
Ana SayfagastronomiAntik Roma'da İnsanlar Nasıl Besleniyorlardı?

Antik Roma’da İnsanlar Nasıl Besleniyorlardı?

Akdeniz diyeti tabirini hepimiz duymuşuzdur: Sağlıklı, faydalı ve kimine göre zaman zaman hoş bir beslenme seçeneği… İşlenmiş gıdalara yer vermeyen, kırmızı eti haftada bir veya iki gün ile sınırlandıran ve genel olarak organik sebzeler, faydalı yağlar ve taze deniz ürünleri üzerine kurulmuş bir beslenmedir Akdeniz diyeti. Lakin bana sorarsanız bundan çok daha fazlasıdır çünkü yemek hakkında konuştuğumuzda işin içine toplum, kültür ve alışkanlıklar girer. Bu beslenme türünün içine de koskoca bir imparatorluk girmiş: Antik Roma İmparatorluğu.

Yazıya çok bilge bir söz ile başlamak istiyorum: “Eğer bugünün dünyasını ve geleceği anlamak, öngörmek istiyorsak önce geçmişe bakıp onu anlamaya çalışmalıyız.” Bu söz bize tarih biliminin aslında ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Konu Akdeniz olunca ise tarihte Roma İmparatorluğundan daha iyi bir örnek yoktur. Öyle ki Antik Roma İmparatorluğu vaktinde tüm Akdeniz kıyılarını ele geçirmiş ve dahasında ise bu denizi “Mare Nostrum” diye adlandırmışlardır yani Latince “Bizim Denizimiz“. Tarih sahnesinde Osmanlı İmparatorluğu her ne kadar bu durumun aynısını başarmayı denese de hiçbir zaman amacına ulaşamamıştır. İşte bu yüzdendir ki Akdeniz diyeti hakkında konuştuğumuzda dayanak noktamız Antik Roma İmparatorluğu olmalıdır.

Aynı dönemdeki Germen kavimlerden farklı olarak Roma İmparatorluğunda yemeğe atfedilen anlam oldukça fazlaydı. Yemek insanları bir araya getiren ve toplumsallaştıran bir unsurdu. Her ne kadar Akdeniz’in bereketli topraklarında birçok meyve ve sebze yetişse de gündelik hayatta en çok tüketilen temel gıdaları ise size şöyle sayabilirim:

Antik Roma’da Temel Gıdalar

  • tahıllar ve lapa
  • ekmek ve peynir
  • zeytin ve zeytinyağı
  • mercimek ve fasulye gibi baklagiller
  • sebzeler ve otlar
  • şarap
  • fermente balık sosu

Bu besinler aynı zamanda günümüzde İspanya, İtalya, Yunanistan ve kısmen Türkiye ve Fransa gibi ülkelerin beslenme alışkanlıklarını oluşturuyor. Fakat insanların ne yediği kim olduklarına göre oldukça değişiyordu. Aristokratların villalarında düzenlediği ziyafetlerde bakliyatlara, zeytinlere, peynire, yumurtalara, sebzeye, meyveye ve şaraba sıklıkla yer verilirken ekmek de oldukça önemliydi. Öte yandan halkın yediği besinlerin temelini karbonhidratlar ve buğday oluşturuyordu.

antik romada zenginler
antik romada zenginlerin sofrası

Romalıların Ekmek Tüketim Alışkanlıkları ve “Beyaz Takıntısı”

Dönemin en güçlü imparatorluğunda insanların ekmeğin rengine atfettiği anlam aslında bize çok şey anlatıyor: Asil Romalılar için tükettikleri ekmek mümkün olduğu kadar beyaz olmalıydı. Kara buğday ekmekler zenginlerin sofrasına asla giremezdi çünkü beyaz olmak, kararmamak, siyah olmamak bir asalet göstergesiydi. Bu durumun da elbette bazı sebepleri var: Öncelikle Roma İmparatorluğunda sayısı azımsanmayacak derecede siyahi köleler vardı. Ayrıca beyaz köleleler ise güneşin altında sabahtan akşama kadar çalıştıkları için zamanla kararıyorlardı. -Halk arasında Türkiye’de biz bu durumu “amele yanığı” olarak ifade ediyoruz.- Bu duruma bağlantılı olarak şemsiye de yağmurdan ziyade güneşten korunup beyaz kalmak için kullanılıyordu. İşte bu yüzden İtalyanca’da şemsiye kelimesi (ombrello) gölge kelimesinden gelmektedir (ombra). Kısacası bir nevi “gölgelik”. Benzer bir durumu Türkçede de görüyoruz: Şemsiye kelimesi dilimize farsçadan geçmiştir ve güneş kelimesinden türetilmiştir.

Roma İmparatorluğunda Street Food Kültürü

Aslında Antik Roma oldukça sosyal ve zengin yemek alışkanlıklarına dayanıyordu. Günümüzde “street food” diye adlandırdığımız dışardaki hazır yemekler bu dönemde de vardı. Sadece adı farklıydı: Thermopolia. Buralardan insanlar hazır sıcak yemek alıyorlardı. Bu yemekler ise kocaman çömlek kavanozlara benzetebileceğimiz “dolia“larda saklanıyordu. Vesuvio yanardağının patlamasından önce Pompei şehrinde yaklaşık 10 bin ile 15 bin arası insan yaşadığı tahmin ediliyor. Şimdiye kadar yapılan kazılarda bulunan Thermopolia sayısı ise 80’den fazla. Dahası Pompei şehrinde yemek satan oldukça farklı tarzda birçok mekan vardı. Anlaşılan o dönem Roma İmparatorluğunda yemek beraber yenen ve toplumsallaşmaya olanak sağlayan bir olgu olarak görülüyordu. Bu durum günümüzde Akdeniz havzasında halen daha kültürel olarak çok güzel korunmuş durumda.

thermopolia pompei
roma imparatorluğunda thermopolia

Antik Roma’da İnsanlar Ne Yemiyorlardı?

Makarnası ve pizzası ile ünlü olan İtalya, doğal olarak yemek kültüründe Roma İmparatorluğunun izlerini oldukça taşıyor. Yalnız günümüz İtalya’sında çok meşhur olan bazı yemekler Romalıların hiç midesine girmemiş durumda. Bu yemeklerin başında ise tabii ki pizza var çünkü Napoliten pizzasının temelini oluşturan domatesin Avrupalılar tarafından tanınması bırakın Batı Roma’yı, Doğu Roma’nın çöküşünden bile sonraya denk geliyor. Aslında bir bakıma Napoli civarında yaşayan Pompeililerin pizza hayatlarında hiç pizza yiyemeden ölmeleri yanardağın lavlarıyla veya zehirli dumanıyla hayata veda etmeleri kadar trajik!

Romalıların yiyemedikleri bir başka sebze de doğal olarak patates. Çünkü hem patates hem de domates “Yeni Dünya” dediğimiz Amerika kıtasından Avrupa’ya ve daha sonra Asya’ya gelmiş sebzelerdir. Aynı zamanda kakao ve kahve de öyle. Ayrıca pirinç, patlıcan ve ıspanak Roma mutfağın oldukça yabancıydı. Uzun lafın kısası Antik Roma İmparatrorluğunda insanların besleniş şekli günümüzde Akdeniz diyeti olarak adlandırdığımız diyetin temellerini atmakla kalmamış ve büyük bir kısmını oluşturmuştur fakat İtalyan mutfağı, İspanyol mutfağı ve Ege mutfağı Antik Roma’daki yemek alışkanlıklarından ibaret değildir.

Eğer bu yazımız hoşunuza gittiyse sitemizdeki diğer gastronomi ile ilgili olan yazılara da BURADAN bakabilirsiniz.
Sağlık ve afiyetle kalın…

Tarihin Tadı: Kahvenin Osmanlı’dan Avrupa’ya Yolculuğu TIKLAYINIZ
Pilsen Birasının Tarihi – Bohemya’ya Uzanan Lezzet Yolculuğu TIKLAYINIZ
Bir İspanyol Klasiği: Siesta’nın Kökeni TIKLAYINIZ

Kaynakça: https://cookingitaly.com/ancient-roman-food/
Alberto Angela: I tre giorni di Pompei: 23-25 ottobre 79 d.C. : ora per ora, la più grande tragedia dell’antichità








Kaan Pehlivan
Kaan Pehlivan
Lisanlar, futbol, yemek, gezmek, içmek ve okumak en büyük hobilerini oluşturan bir üniversite öğrencisi ve bu sitenin kurucusu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Başka Yazılar

Kaçırmayın!